GÜCÜMÜZÜ YETERİNCE KULLANMIYORUZ

| 05 Kasım 2012 | Röportajlar

GÜCÜMÜZÜ YETERİNCE KULLANMIYORUZ haberi resmi

Harun Reşit Karagöz, aynı zamanda genç yaşta önemli hemşehri derneklerinden saydığımızKandıralılar Derneğinin de başkanı. Siyasetin içinden geliyor ama dernek çatısı altında asla siyaset yapmam diyor. Ancak görevi biterse bunu mümkün görüyor. Harun Bey, babasının kurduğu ve sonra beraber geliştirdikleri aile şirketi olan KOCAGÖZ AVM'de dört ayrı koldan çalışmaları sürdürüyor. Her bir aile ferdi bir koldan sorumlu tutulmuş. Başarılarındaki en büyük nedeni olarak, babalarının genç yaşta onlara aşıladığı özgüveni görüyor.

Harun Bey, Kandıralılar adına çok şeyler yapmayı hedefliyor. O kadar çok şey anlattı ki, buraya sığdırmak imkansız. Bu da gösteriyor ki, Harun Reşit Kocagöz, Kandıralıları ve Kandıra'yı fazlasıyla önemsiyor. Genç yaşta bir takım başarıları hızlıca yakaladığına inandığım bu arkadaşımızı, ilerleyen zamanlarda kentimizin ileri gelenleri arasında göreceğimizi düşünüyorum. Bol siyasetin konuşulduğu ancak bolca siyasetin yazılmadığı, daha çok toplumsal hizmetlerin öne çıktığı bir röportaj okuyacaksınız. Herkese iyi bir hafta ve bolca huzur dilerim.  Harun Bey, kısa bir özgeçmişinizi anlatır mısınız bize?1977 İzmit doğumlu olup, aslen Kandıralıyım. Lise bitene kadar İzmit'te okudum. Üniversite ise ilk iki yıl Azerbaycan'da elektrik, elektronik mühendisliği okudum.  Neden Azerbaycan peki?Çok çalışmama rağmen Türkiye'de arzu ettiğim üniversiteleri tutturamadım. O zamanlar imkan da varken, orada okuyan bir arkadaşımın vasıtasıyla ben de gittim. İki yıl eğitim aldım. Yarıda bırakmış gibi konuştunuz...Oraya giden herkes dönme amaçlı gider ancak yüzde biri geri dönebilir. Allah bunu bana nasip etti ve Sakarya Üniversitesine yatay geçişim oldu. Dört yıl tamamlandıktan sonra master yapmaya başladım. Ama sonunu getiremedim. Neden peki?Çünkü o dönemde evlilik oldu, iş hayatı çok yoğunlaştı. Öyle olunca gidemediğim zamanlar oldu derken, devam ettiremedim. 

DEPREM BİZİM İÇİN MİLAT OLDU

Hangi arada iş hayatına atıldınız da masteri yarıda bıraktınız?Biz 35 senelik bir firmayız, önce bunu söyleyeyim. Hala babamın adınadır firmamız. Bizim asıl işimiz elektrik, tesisat, taahhüt, mühendislik diye devam eder. Depremle birlikte bir milat başladı. Nasıl bir milat bu?Depremde büyük yıkım oldu, bir sürü insanın canı yandı ama bir yandan yaşamaya devam ettik. Biz o zamanlar depremle beraber çok güzel işler yaptık. Mesela...Yine elektrikli ev aletleri satıyorduk ama mesela o dönemde en büyük ihtiyaçlardan biri ışıldaktı. Çadırlarda ışık olmadığı için, bolca istendi. Bunun yanı sıra o dönemde kablo, elektrikli soba sattık. Müthiş bir ihtiyaç vardı. Bize her iki günde, bir kamyon mal geliyordu ve aynı gün tükeniyordu.  Hatırlıyorum da; o dönem insanların bu gibi ihtiyaçlarını satanlardan kimileri, suistimale varacak şeyler yapmışlardı.Biz ürünleri çok ucuz karla verdik. On liraya geliyorsa, on bir liraya sattık. Yani kesinlikle bunu kullanmadık. Bugün bu hale geldiysek, o günlerdeki dürüstlüğümüzün direk etkisi vardır.  

İLK BEŞİN İÇİNDEYİZ

Hala aynı işi sürdürüyorsunuz yani?O zamanlar insanlar İstanbul'dan on liraya alacağıma, İzmit'ten on bir liraya alırım daha iyi dediler. Arz talepler oldu. Onu getirin, bunu getirin derken, bir baktık ki toptancı olmuşuz. İlk önceleri malımızı hep piyasadan aldık. Sonra bünyemiz daha da büyümeye başladı. Bizi aracılar kurtarmamaya başladı. Böyle olunca direk firmalarla muhatap olmaya başladık. Şu anda toptancılıkta belli bir noktaya geldik. Hangi markalarla çalışıyorsunuz?Korkmaz Çelik'in bölge bayisiyiz, Arnica'nın bayiliği var. Philips, Fakir gibi birçok markanın envayi çeşit ürünleri var. Bir evin ihtiyacı olacak her şey bizde var. Buna beyaz eşya da dahil. Mesela geçen sene Profilo'nun satışında Marmara üçüncüsüydük. Çoğu ürünlerde ilk beşin içindeyiz. Bunun yanında bir de inşaat sektörüyle uğraşıyoruz. İnşaat nereden çıktı?Bizde üç tane mağaza var. Toptan mağazada ben varım, elektrik işinde babam var. (bu arada babam, Elektrik Teknisyenler Odası Başkanıdır.) beyaz eşya ve ev aletleri perakende satışta eniştemiz duruyor. Şimdi erkek kardeşim askere gitti geldi ve evlendi. Gün içinde üç mağazayı da dolaşıyor. Yani biraz boşta birisi var diyebiliriz. E biraz da rahat duramamak var, ne yapalım derken, inşaat işine girelim dedik. Neler yaptınız peki?İlk etapta Yeşilova mahallesinde bir arsa aldık. 12 daire yaptık. Baktık bir şeyler oluyor, birkaç arsa daha aldık. Onları yaptık derken bir buçuk yıl içinde yüz tanenin üzerinde daire yaptık. O işin başında kardeşim duruyor ama bir yandan da benim mühendislik diplomama iş düşüyor. 

ALLAH BİRLİĞİMİZİ BOZMASIN

Dört farklı kolda iş yapmak sizi ve ailenizi yormuyor mu?Aslında her ne kadar farklı gibi gözükse de birbirine bağlı işler yapıyoruz. Akşam bir araya geldiğimizde oturup her şeyi paylaşabiliyoruz. Bir sürü ayrılanlar görüyoruz. Allah inşallah birliğimizi bozmaz. Neyi hedefliyorsunuz?Toptan işinde biraz daha büyüme hedefimiz var. İnşaat sektöründe ise çok fazla büyümeyi düşünmüyoruz.  İnşaat işi zor mu geldi?Zor değil de, kentsel dönüşüm diye bir olgu var. Kentsel dönüşümle beraber bizim gibi inşaat firmalarına pek iş düşmeyecek gibi görünüyor. Çünkü Toki, Kent Konut, Emlak Konut gibi devlete bağlanmış bir sürü firma var. Bunlar Yeşilova'ya gelip Gölkay gibi 14 katlı daireler yapıyorlar. Biz gidiyoruz devlete izin almaya, "sen üç buçuk kat yapacaksın" diyor. Bu da rekabet gücümüzü azaltıyor. Harun Bey, genç yaşınızda başarıyı yakalamanızı neye bağlıyorsunuz?Babamdan gelen temelimiz sağlam. Babam benim hiçbir şeyime karışmadı. Ben bunu yapacağım dediğimde, hiç itirazsız, "tamam yap" dedi. Hata varsa, sıkıntı varsa kendin gör, bir daha o şekilde yapma dedi. Benim hiçbir şeyime karışmaması, onun için de iyi oldu, bizim için de iyi oldu. Çünkü beraberinde kendimize güvenimiz geldi. Yaşım henüz 24 falandı bu güveni kazandığımda. 

BABAM, KENDİ BAŞINA BİR MARKADIR

Bir baba için de ne büyük gurur kaynağıdır kim bilir? Evladı güveni boşa çıkarmamış.Mutlaka öyledir. Çünkü benim babam kendi başına bir markadır. Mustafa Kocagöz belki de Profilo'nun bile önüne geçmiştir. Birisi geliyor beyaz eşya istiyor diyelim. Profiloymuş neymiş müşteri için önemli değil. Babam diyor, "sen bunu al" diye, karşısındaki onu alıp gidiyor. Eskiden tamamen güvene dayalı alış veriş vardı. Söz ağızdan çıktı mı tamamdı değil mi?Aynen öyle. Bizim bir defterimiz vardı, inanır mısınız bakkal defteri gibiydi. Mal alanın adı soyadı yazılırdı. Ne telefon, ne adres. Ödedikçe üstü fosforlu kalemle çizilirdi. Ama inanın çok az suistimal olurdu. Şimdi adama senet yapıyoruz, araştırıyoruz, ona rağmen para almakta zorlanıyoruz. Artık çek yasası da bir şey ifade etmiyor?Çek yasası bizim ocağımıza incir ağacı dikecek bu gidişle. Çok büyük rakamlarla oynamasakta, sonuçta sıkıntılı müşterilerimiz oluyor, çek veriyorlar. Önceden ödemediğinde, mahkemelik oluyordunuz. Adama yakalama kararı çıkıyordu. Ancak o zaman para geliyordu. Şimdi ise adam çek vermiş, ödememiş hiç umurunda değil. Bu sebepten içeri atılanlar da salındı. Hala onlardan alacaklarımız var ve inanın gelen para bir, iki lira.  

KANDIRALILAR DERNEĞİNE GİRMEK ZOR DERLER

Harun Bey, dernek başkanlığı yaptığınızı biliyoruz. Biraz bu konudan bahsedelim isterseniz?Dernekten öncesi var, oradan başlayım. Ben 2001-2004 yılları arasında Doğru Yol Partisi il gençlik kolları başkanlığı yaptım. Bir şekilde sivil toplum örgütlerinin içinde oldum. Askerlikten sonra istifa ettim. Şimdi hala siyasete verdiğim o ara devam ediyor. Bu arada Bekirdere sporda üç dönem başkan yardımcılığı yaptım. Şu anda denetim kurulu başkanıyım. Bundan altı ay öncesinde iseKandıralılar Derneği Başkanı oldum. Bu nasıl oldu peki, teklif mi geldi?Herkes der ki, Kandıralılar Derneğinin içine girmek çok zordur diye. Aslında zor değildir. Ben bir dönem yönetim kurulu üyeliği yaptım, ikinci dönemde de başkan oldum. Sağ olsun büyüklerimiz bizi düşünmüşler, geldiler ve beni başkan görmek istediklerini söylediler. Nasıl biz izlenim bıraktıysanız onlarda artık...Nasıl bir izlenim bıraktım bilmiyorum ama neticede onlar uygun görmüş ve böyle bir teklifte bulunmuş. Bizde halkın içindeyiz. İnsanlarla beraber olmaktan zevk alan biriyim. Onun için bu teklifi hiç düşünmeden kabul ettim. Kandıralılar Derneği, hemşehri dernekleri arasında öne çıkanlardan. Nedir bu derneğin amacı, misyonu?Derneğimiz 19 yıllık geçmişe sahip. Böyle bir derneğin 19 yıl ayakta durması bile çok büyük bir başarıdır. Kandıralılar Derneği hep faalmiş. O nedenle öne çıkıyor. Mesela bu dernek 19 yılda tam 103 tane konuşmacı ağırlamış. Hepsi de alanında belli noktaya gelmiş insanlar. En son Karaosmanoğlu'nu ve Hurşit Güneş'i almışız. 

HURŞİT GÜNEŞ İÇİN KÖTÜ DİYEMEM

Hurşit Bey Kandıralı bir vekil olarak sizce nasıl?Hurşit Güneş Kandıra'mızdan çıkmış bir milletvekili. Onun için kötü diyemem. Ama kötü olan, iktidar partisinden bir milletvekilimizin olmaması. Her ilçeden milletvekili çıkacak diye bir kaide yok öyle değil mi?Bence bu Kandıra için çok büyük bir handikap. Kandıra'nın oyunu sırf Kandıra olarak düşünmeyin. Kocaeli'nin her yerinde yaşayan müthiş Kandıralı insan var. Şu anda iki yüz bin Kandıralının olduğu söyleniyor. Hakikaten büyük bir rakammış?Hatta bu rakamın bazı yerlerle beraber üç yüz bini bulduğu söyleniyor. Biz onun çalışmasını yapıyoruz. En büyük hedefimiz, Türkiye'deki Kandıralıların envanterini çıkarmak. Bunu başarırsak, net rakamı söyleyeceğiz.  Bu rakamın büyük olmasından önce, birlikte hareket edebilme yeteneği daha önemli gibi geliyor bana. Kandıralılar bu konuda başarılı mı sizce?Ben bu gücümüzü yeterince kullanamadığımızı düşünüyorum. Bizim insanlarımız biraz içe kapanık. Hep yönetilmeye alışmışlar. Biz bunun da mücadelesini veriyoruz. Mesela çok önemli bir insan geliyor günlerce Kandıra'da tatil yapıyor gidiyor, yanındaki Kandıralı hemşehrimiz o evde kim kalıyor, bilmiyor. Bir hoş geldiniz demiyorlar. Bir hedefimiz de bu tip büyümüş insanları getirip,Kandıralılarla tanıştırmak, ufkunu açmak. 

İKİNCİ DANIŞMA KURULUNU YAPACAĞIZ

Başka ne gibi çalışmalar yapmayı düşünüyorsunuz?Daha evvel bir danışma kurulu yapmıştık. Şimdi kısa zaman sonra ikincisini yapacağız. Bu kezİzmit'te olacak. Oraya Büyükşehir belediye başkanını veya genel sekreterini çağıracağız. OradaKandıra için neler yapılmış, neler yapılacak bize anlatacak. Sorularımız varsa soracağız. Bizim tek derdimiz Kandıra, başka amacımız yok. Yerli milliyetçiliği çok aşırıya kaçmadığı sürece faydalı bulmuşumdur hep. İnsanın doğduğu yerdeki insanlarla birbirine sahip çıkması güzel bir şey değil mi?Amacımız zaten bu. Birbirimize ve doğduğumuz topraklara sahip çıkmak güzellikler katmak.Kandıra'nın kültürü, Kandıra'nın ürünleri, bunları saymıyorum bile. Onlar zaten hep en başta. Örneğin kadastro çalışmalarının tamamlanması hedefimiz vardı. Bu hemen hemen tamamlandı gibi.  Kandıra'da kurulacak olan gıda organize sanayi bölgesi için ne diyorsunuz?Burada kurulacak organize sanayi bölgesi, adı üzerinde gıda organizedir. Yani bacasız sanayidir.Kandıra'nın geçim kaynağı tarım ve hayvancılık olduğuna göre bu çok mantıklı. Peki ya gitgide bozulur da tam sanayiye dönerse?Bence bozulmaz. Çerçeveyi iyi çizerseniz niye bozulsun ki? Buraya en az 60 tane yatırımcı fabrika kuracak. Burada çok büyük bir istihdam var. Biz buna niye itiraz ediyoruz, onu da bilmiyorum. 

KANDIRA'NIN CEZAEVİYLE ANILMASINI İSTEMİYORUZ

 İnsanların kafasında sanayi denince belli bir kalıba oturmuş bildiğimiz sanayi var, ondan olabilir mi?Valla Aysun Hanım, önceden Google'a Kandıra diye yazdığınızda,  Kandıra cezaevi çıkıyordu karşımıza. Biz Kandıra'nın cezaeviyle anılmasını istemiyoruz. Şu anda Kandıra diye yazınca F tipi cezaevi değil, Kandıralılar Derneği çıkıyor. Allaha şükür biz bunu engelledik. Şimdi bir de gıda organize olunca, bu tamamen ortadan kalkacak. Harun Bey, en başta evlendiğinizi söylemiştiniz. Çocuk var mı?İki tane oğlum var. Biri 11, diğeri 6 yaşında. Yeşilova'da oturuyoruz. Babam ve kardeşimle aynı binada oturuyoruz. Ailece bir arada olmak güzeldir tabi?Her şeyi beraber yaptık, beraber yaşadık. Yokluğun ne olduğunu biliyoruz. Onu bildiğimiz için de varlıkta şımarmıyoruz. Harun Bey, keyifli bir sohbet oldu. Aramıza hoş geldiniz diyorum.Benim içinde keyif verici bir sohbet oldu. Gazetenizi sürekli alıyorum. Akşamları eve giderken mutlaka iki tane Kocaeli Gazetesi alıyorum. Zaten sizi biliyoruz, facebooktan da takip ediyoruz. Yükselen Değerlere katılmak benim için bir onur oldu. Tekrar teşekkür ederim.

 

Resimler