Uğurman Yelkencioğlu

Uğurman Yelkencioğlu

Hukukçu

Uğurman Yelkencioğlu kimdir?

05/04/1938 de Kandıralı, Yelkencioğlu ailesinin bir ferdi olarak, Kandıra da dünya ya geldi. Annesi Müfide, babası Müfit Yelkencioğlu idi.

İlk okulu Kandıra merkez (Akcakoca) ilkokulunda okudu.1948/49 ders yılında İstanbul da Galatasaray Lisesine daimi yatılı öğrenci olarak kaydoldu. Orta ve liseyi Galatasaray da tamamladıktan sonra 1958 de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine başladı. Bu dönemde Kandıra'da ailenin ticari işlerinde faal görev yüklendi. Kandıra Turizm derneğinde başkan olarak çalıştı. Babatepesinde, Akcakoca'nın mezarı, Uç bey tepesinde ki anıt mezarlar konusun da, araştırma çalışmaları başlatıldı, Kerpe, Kerpe kayalıkları, Kefken, Cebeci ve sahiller de, bilinçli fotoğraf çalışmalarında İzmit'li Fotoğraf Sanatcısı 'Foto Cemal' desteği sağlandı.

Üniversite son sınıfta askerliğini Uşak Susuzören Köyünde Yedek Subay Öğretmen olarak yaptı. Köylülerle birlikte köyün İl merkezi ve komşu ilçelerle bağlantı yollarının yapımında faydalı hizmetleri oldu. İki ders yılı köy yaşamı, hayatında unutulmaz anılara ve tecrübelerin kazanılmasına vesile oldu. Yol çalışmaları vesilesi gittiği köylerde mesleği için gerekli, topluluk karşısında konuşma, yeteneği için pratik yapma olanağını elde etti. Askerlik eğitimini Manisa Er Eğitim Tugayında tamamladı.

Askerlik sonrası,üniversiteyi bitirdikten sonra avukatlık stajını İzmit adliyesinde tamamlayıp Kocaeli Barosuna kaydoldu.

Hayatında ki önemli karar ve değişiklik, yeni kurulmakta olan Tofaş Oto Ticaret'te nisan 1970 de işe başlaması oldu. Koç Grubunda çalıştığı 27 yılda, Anadolu'nun dört bir yanında bayi teşkilatı ile çok yakın çalıştı. Türkiye'de otomativ piyasasında lider kuruluşlarda, masanın iki tarafında, fabrika ana dağıtım şirketinde ve müşteri ile direk muhatap satış şirketinde en üst seviyede çalıştı. Anadolu'da şehirlerin %90'nını ziyaret etti. İş hayatında sayın Vehbi Koç, Bernar Nahum, İsak De Eskenasis, Can Kıraç, İnan Kıraç'la yakın çalıştı.

1972 Kasım ayında Ankara'lı Sezginer ailesinin kızı Sema Sezginer ile İstanbul da evlendi.1973 Ekim ayında oğlu Sarp, boğazda ikinci köprünün açıldığı günlerde doğdu. Oğlu 8 aylıkken, Tofaş'ta işe başladığının dördüncü yılın da, Adana'ya, Adana'da Fiat/Tofaş otmabilleri, Fiat/Otoyol ticari araçları, Fiat traktörleri satan, bunların yedek parça ve servisinden sorumlu, gene bir Koç grubu şirketi olan, Tormak A.Ş'ye, Genel Müdür olarak tayin edildi. 1976 aralık ayında ikiz kızları Sena ve Seda dünyaya geldi.

Adana da çalıştığı beş yıl sonunda, 1979 Mart'ında İstanbul da Oto Yol Pazarlama A.Ş. Genel Müdürlüğüne tayin edildi. Masanın arka tarafında, bu defa, Çekici, Treyler, Kamyon, Midibüs Pazarlama ve Türkiye genelinde bayi dağıtım/satışından sorumlu distiribütör şirkette on yıl hizmet verdikten sonra Temmuz 1989'da, Bölge Satış Müdürü olarak 1970 de işe başladığı, Tofaş Oto Ticaret A.Ş ye, Genel Müdür olarak geri döndü. Hizmet döneminde, Tofaş, satışta ve üretimde piyasa liderliğini sürdürdü. Yılda marka olarak 200.000 adet satış adedini yakaladı. Üretilen 1.000.000'cu otomobilin satışı da bu döneme rastladı. 1997'de Koç/ Fiat arasında hisse devrini müteakip şirket yönetimi Fiat'a geçtiğinden, yerine Fiat'ın tayin ettiği, İtalyan, genel müdür işe başladı. Ekim 1997 itibariyle Tofaş ve Koç grubunda ki çalışma hayatını, emekliye ayrılarak noktaladı.

Kandıra'daki lakabınız, Aile ve akrabalarınız

Kandıra'da Yelkenciler olarak anılır idik. Kök olarak, Güneş, Erim, Kaner aileleri ve daha sonra kardeşimin evlendiği Sarı ailesi ile akrabayız.

Kocaeli Kandıralılar Derneğinin 20 Ekim 1995 tarihinde Dernek Merkezinde geçekleşen toplantısında "Otomotiv Sektöründeki Yeni Gelişmeler" konulu konferansı verdiğinizi biliyoruz. Kandıra ve yaşadığınız çevrede sosyal sorumluluk adına yaptıklarınız, yapmak ve katkı vermek istedikleriniz veya öncelikle yapılmasını düşündüğünüz çalışmalar nelerdir?

Kandıra'nın geleceği için, çevresinde her bakımdan gelişmiş İzmit ve Adapazarı'nın, ihtiyaçlarına dönük yatırımlara ve üretim tesislerine öncelik verilmesi gereğine inanıyorum. Sebze, meyve, büyük baş, küçük baş hayvancılık, kümes hayvancılığı, makul fiyatlı, temiz, o illerde çalışanların faydalanacağı, nefes alıp rahatlayacağı konaklama tesis yatırımları vs.

Diğer taraftan İzmit'te kurulu Üniversitenin Kandıra'da olan Fakülte ve Yüksek Okullarına ve senelerdir var olan askeri birliğe ,bir nimet olarak bakılmalı onların ihtiyaçlarının giderilmesi, çevre ile olan sorunlarının halli, okuyan öğrencilerin, askeri birlik mensuplarının makul fiyatla kira/ konaklama, temiz ve makul fiyatla beslenme, yaş grubuna uygun sosyal yaşam imkanlarının sağlanmasına öncelik verilmelidir. Sahillerden faydalanmak için gelenleri, üniversitenin öğrencilerini, öğretim/eğitim elamanlarını, askeri birliğin mensuplarını, onları ziyaret için gelen misafirlere, kısa vadede fırsatçılık yapmak, geleceği dinamitlemektir. Kısa görüşlülüktür. Bu güne değil yarınlara bakmalıyız. Yarınları planlamalıyız.

Yanı başımızda her türlü fabrika, sanayi, teknik yatırımları tamamlanmış İzmit ve Adapazarı varken Kandıra'da, olan ve olacak imkanlarla, sanayi çarşıları yapma projeleri hayali, kurtuluşu, geleceği o tarafta aramak moda bir belediyeciliktir. Kandıra'nın geleceğini sanayi çarşılarında aramak yanlıştır.

Sosyal çevreniz, üyesi bulunduğunuz ve yöneticilik yaptığınız organizasyonlar...

On beş yıl İstanbul Ticaret Odası Meclis Üyeliği ve meslek komite üyeliği yaptım. Galatasarayspor Kulübü, Galatasaray mezunları Derneği, Galatasaray Eğitim Vakfı, Büyük Klüp Derneği, Moda Deniz Klübü Derneği üyesiyim. Galatasaray'da Divan üyesi, Spor kulübünde Disiplin Kurulu üyesi, Büyük Kulüp'te Sicil Kurulu Başkanıyım.

Kandıra ve turizm

Elimizdekilerin değerini bilip organize olur, gerekenleri yapar, yapabilir isek en azından mevcutları kaçırmamış olur belki de yenilerinin de gelmesini, mevcutların gelişmesini sağlayabiliriz. Unutmayalım ki eldeki bir kuş daldaki beş kuştan evladır.

Türkiye'nin sorunu olan çarpık ve plansız, kayırıcı, hemşehri odaklı popülist politika mahsulü yapılaşma maalesef Kandıra'mızın güzel sahillerini de sarmış durumda. Bu soruna çare bulmak nasıl olur bilemem? Cesaretli, yürekli, bir daha ki dönem seçilmemeyi göze alabilecek bir belediye başkanı, sanırım bu sorunun üstesinden gelir... Gelebilir...

Bu yazı en son 20 Mart 2009 tarihinde güncellenmiştir.