İpler Slovakya’da

Cihat Kaymas Ekonomist | 12 Ekim 2011 | Güncel

AVRUPA'da yaşanan borç krizine oldukça fazla değindik. Ancak, önümüzdeki en büyük sıkıntı hala bu görünüyor. Avrupa bankacılık sektöründe yaşanan sorunlar ve borç krizi borsalarda oldukça sert satışlarla kayıpların yaşanmasına neden oldu. Bu olumsuzlukların neticesinde, Fitch, İtalya ve İspanya' nın kredi notlarında aşağı yönlü revizyon yaparken, iki ülkenin görünümünü de "negatif" olarak teyit etti. Fitch, Avrupa borç krizinin devam etmesiyle, bu iki ülkede yaşanan sıkıntılı mali yapıya bağlı olarak, İtalya' nın kredi notunu "AA-" den "A+" ya revize ederken, İspanya' nın kredi notunu da "AA+" dan "AA-" ye revize etti.

Hafta sonu Merkel-Sarkozy görüşmesinden çıkan "krizden kurtulmak için ne gerekiyorsa yapılacak" mesajlarının ardından global piyasalarda olumlu bir hava başladı. Gerçi Merkel-Sarkozy görüşmesinde nasıl bir plan yapıldı henüz bu bile belli değil. Bence, bu olumlu havanın devam etmesi için, Avrupa borç sorununun giderilmesi ve sorun yaşayan bankaların tekrar sermayelendirilmesi gerekmektedir. Biliyorsunuz bu arada, Euro bölgesindeki 17 ülkeyi krizden kurtarmak için Avrupa Finansal İstikrar Fonu (EFSF) oluşturuldu. Yunanistan' ın yanında, sorun yaşayan İtalya ve İspanya gibi daha büyük ekonomilerin de iflastan kurtarılması için bu fonun büyütülmesi bunu için de, Euro bölgesindeki tüm üyelerin onay vermesi gerekmektedir. Bugüne kadar 16 ülke onay verirken sadece Slovakya henüz karar vermedi, Salı günü Slovakya parlamentosu da bu konuda kararını verecek ve Fonun geleceğini belirleyecek. Eğer olası bir hayır çıkarsa ülkenin tüm siyasi yapısı değişebilir ve erken seçim yaşanabilir. Slovakya' daki koalisyon hükümetinin oylama konusunda görüş ayrılığı içine düşmesi, bugünkü oylamanın önemini bir kat daha artırmış durumda. Avrupalı ülkeler bile, daha doğrusu Slovakya' da sokaktaki vatandaşlar "Yunanistan kadar refah içinde yaşayan bir ülke değiliz, neden Yunanistan' ı biz kurtaralım" gibi bir görüş benimsemeye başladılar. Sanırım bu görüşlerinde de hiç haksız sayılmazlar. Yunanistan' ın yanlış belgelerle Avrupa birliğini yanılttığını, hatta Merkez Bankası raporlarında bile yanlışlıklar yaptığını daha önceki yazılarımda sizlere aktarmıştım.

Hafta başında, Avrupalı yöneticilerin Avrupa borç krizi konusunda gerekli olan adımları atacaklarına ilişkin beklentilerle borsalarda yukarı yönlü hareketler yaşandı. ABD borsaları Pazartesi % 3´ü aşan yükselişlerle kapanırken, sert yükseliş Salı günü Asya endeksleri ile devam etti. Pazartesi günü tatil olan Tokya Borsasında Salı günü % 2, Şanghay' da % 1, Hong Kong borsasında ise % 3´ü aşan artışlar yaşandı.
< !--[if !supportLineBreakNewLine]-->
< !--[endif]-->

Biz de haftanın ilk günü 988 puan artarak dünyaya eşlik etmiş olduk. Pazartesi günü İMKB-100 endeksi %1.72 yükselerek, 58.327 seviyesinden kapandı. Salı günü birinci senasta ise 42 puan yükselerek 58369 seviyesinden kapandı. Euro-dolar paritesinde sakin seyir devam ediyor. Parite 1.36 seviyesinin hemen üzerinde. Emtialar da, hafta başı yaşanan yükselişin ardından yatay devam ediyor.ABD ham petrolü 85 dolar, brent petrolü 110 dolar seviyelerinden işlem görüyor. Altının onsu ise 1680 dolar düzeyine kadar yükseldi. Benim tahminim Altının onsu 1700 dolar seviyelerinin üzerini tekrar görebilir.
< !--[if !supportLineBreakNewLine]-->
< !--[endif]-->

Son olarak geçen haftaki yazımda Dexia' nın zor durumda olduğu hakkında bilgi vermiştim. Fransızların ve Almanların ortak çabasıyla Dexia kurtarıldı. Avrupa Birliği, bir süredir küresel fon piyasalarından borçlanmakta zorluk çeken Avrupa bankalarının, sermayelerini güçlendirmeleri gerektiğini bildirdi.