Bye bye Silvio

Cihat Kaymas Ekonomist | 16 Kasım 2011 | Güncel

EVET sevgili dostlarım, Ekonomik krizlerin ülkelerin siyasi geleceklerini ne kadar yakından ilgilendirdiğini çok yakından takip ediyoruz. Yunanistan Başbakanı Papandreu'dan sonra, İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi de istifa ederek, Ekonomik krizin kurbanı oldu. Avrupa'da yaşanan borç sorunu, Yunanistan'dan sonra, İtalya'da da hükümeti değiştirdi. Bu gelişmeler sonucu netleşen ekonomik önlem tedbirlerinin etkisiyle piyasaların rahatlamaya başlaması bekleniyor. Bu arada laf aramızda, ben Nicolas Sarkozy'nin de, bu krizin etkisinde yara almadan çıkacağına inanmıyorum. Biz bu krizler konusunda oldukça tecrübeliyiz. En son yaşadığımız 2001 krizi, o dönemde ülkemizde iktidara sahip olan koalisyon ortakları belini doğrultamayacak kadar yara almalarına ve hatta bazılarının yok olmalarına sebep olmuştu. 2001 krizinde, Dünyada önemli bir yere sahip olan Kemal Derviş ekonominin başına getirilmiş ve oldukça acı reçetelerle krizden çıkmamızın yolu açılmıştı. Mevcut siyasi otoritenin de hakkını vermek gerekir ki, aynı programının uygulanmasını sürdürerek sorunların ortadan kalkmasında oldukça önemli rol üstlenmişti. Hatırlarsanız 2001 krizinde 23 ulusal banka kamulaştırıldı ve başta finansal piyasalarda istihdam edilenler olmak üzere birçok kişi işini kaybetme sorunuyla başbaşa kaldı. O dönemi çok iyi hatırlıyorum, aralarında yönetici olarak çalışanlar da dahil, birçok bankacı dostum ya işsiz kaldı, ya da başka sektöre geçerek hayatını devam ettirmeye başladı. Şimdi Yunanistan ve İtalya da, bizde uygulandığı gibi, ekonomilerinin yönetimini, seçilme endişesi taşımayan teknokratlara bırakmaya başladı. Yunan ve İtalyan halkları henüz ne olduğunun farkında değiller, ama kendilerine sunulacak olan ve bizim çok iyi bildiğimiz acı reçeteleri gördükçe tepkileri daha farklı olacaktır. Şu anda, hepsine sorsanız hükümetlerin gitmesiyle sanki krizden tamamen kurtuldular ve hayat eskisi gibi devam edecek.

Bakın, Kemal Derviş hafta başında bir açıklama yaptı, krizin aslında söylendiği gibi büyük olmadığını, Euro Bölgesi'nin tümü tek bir ülke gibi ele alındığında, ABD'nin borç oranından ve cari açığından daha düşük olduğunu söyledi. Durumun piyasalarda bu kadar karmaşaya neden olma sebebi, Euro Bölgesi ülkelerinin, ABD gibi tek ülke olmayarak iç sorunlar ile boğuşmaları. ABD'de piyasalara çok kısa sürede müdahale edilebiliyorken, Euro Bölgesi'nde her ülkenin aynı anda aynı kararı alması sağlanamıyor. Yani Avrupa'daki sorun çözülemeyecek gibi değil, ama Avrupa' nın önemli sorunu olan geç karar verme ve olayların geleceğini tahmin etmede yaşadıkları zorluklar piyasalarda sorun yaratmaya devam ediyor.

Bekleyip göreceğiz.