Yunanistan yardımı onaylandı

Cihat Kaymas Ekonomist | 22 Şubat 2012 | Güncel

YURTDIŞI piyasalarda uygulanan genişletici para politikası kapsamında Avrupa Merkez Bankası (ECB) nin, Avrupalı bankalara kullandırdığı göreceli ucuz maliyetli kaynak sayesinde krizin borçlanma tarafındaki etkileri hafifletilmeye çalışılıyor. Yeni ve maliyeti düşük kaynak sağlayan Avrupalı bankalar, ellerindeki bu yeni kaynak ile borçlanma sorunu yaşayan ülkelerin açtığı borçlanma ihaleleri ile, hem faizin düşmesini, hem de yeterince teklifin gelmesini sağladığını görmekteyiz. Bir diğer tarafta gündemde en büyük yer teşkil eden ülke hiç şüphesiz Yunanistan. Kontrollü temerrüte düşürülmeli mi, düşürülmez ise, Euro üzerinde daha mı güven yaratır, borçların üzerine uygulanan iskonto oranı ne olmalı gibi sorunlarıyla gündemin en önemli maddesi bir süredir Yunanistan. Bu sorunların çözümüne yönelik büyük beklentiler eşliğinde Pazartesi günü toplanan EuroGroup Maliye Bakanları toplantısı yaklaşık on iki saat sürdü ve Türkiye saati ile gece 05.00 da Yunanistan' a yapılacak yardım paketini onayladı. Paketin büyüklüğü 130 milyar euro olarak belirlenirken, yeni pakete göre 2020 yılına kadar ülke borcunun GSYH'ye oranının yüzde 120.5 olması planlanıyor. Bir diğer uzlaşılan nokta ise ülke merkez bankalarının Yunan tahvillerinden elde edecekleri karları hükümetlere aktaracak olması. Bir süredir piyasalar tarafından Avruoa için uzlaşmanın sağlanacağı yönünde beklentilerle artan risk iştahının fiyatlara yansımakta olduğunu görmekteyiz.Yurtiçinde 1.94 seviyelerinden yabancı yatırımcı girişi nedeniyle düşüşe başlayan Dolar/TL paritesi 1.75 seviyelerine kadar geriledi. Euro/Dolar paritesi 1.33 seviyelesinden, Brent petrol 120 Dolara yakın seviyelerden işlem görmekte. İMKB-100 Endeksi, artan risk iştahının ardından, 49000 seviyelerinden başladığı yükselişini 61700 seviyelerine kadar sürdürdü, ben yazımı hazırlarken, İMKB-100 Endeksi 61000 seviyelerinden işlem görüyordu. Faiz ise, T.C. Merkez Bankasının piyasalara sağladığı eskiye oranla daha ucuz nakitten payını alarak yeni yıl başında 11.50 seviyelerinden 9.70 seviyelerine kadar geriledi. Görülüyor ki; bir süredir yurtdışında artan likidite gelişmekte olan piyasalara para girşininin önünü açarken, yurtiçinde Merkez Bankası'nın uyguladığı politikalar ve cari açığa yönelik verilen olumlu mesajlar piyasalarda risk iştahının artmasını sağladı. Bu yazıyı yadığımız sırada Merkez Bankası'nın bugün yapılacak olan Para Politikası Toplantısının sonucu henüz belli olmamakla birlikte bizim beklentimiz ne munzam karşılık oranlarında ne de politika faizinde bir değişikliğe gidilmeyeceği yönünde. Bu noktada toplantının piyasalar için önemi, toplantı sonrasında verilecek mesajlar olacaktır.